dışarı

dışarı
снаружи, вне, за пределами

İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük. . 2005.

Игры ⚽ Нужно сделать НИР?

Смотреть что такое "dışarı" в других словарях:

  • dışarı — is. 1) Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı Dışarıda yağmur yağıyor. S. F. Abasıyanık 2) Kişinin konutundan ayrı olan yer Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı. A. İlhan 3) Yurt dışı Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dışarı — is. Bayır, çöl, eşik. Dışarı baxmaq. – Qızıl Arslan Səba xanımın saraydan dışarı çıxdığı zaman heç kəsə bildirmədən həbsə alınmasını və edam edilməsini tapşırmışdı. M. S. O …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • dışarı atmak — 1) kovmak Nevin ikisini de köpekler gibi kapıdan dışarıya atabilirdi. S. F. Abasıyanık 2) zararlı bir maddeyi terleme, idrar vb. yollarla vücuttan çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dışarı çıkmak — büyük abdest yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dışarı vurmak — belli etmek, açıklamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Popçular Dışarı — Infobox Album Name = Popçular Dışarı Type = Live Album Artist = Mezarkabul Released = 1998 Recorded = 1998 Genre = Heavy metal Length = Label = Raks Music Producer = Reviews = Last album = Anatolia (1997) This album = Popçular Dışarı (1998) Next… …   Wikipedia

  • kapı dışarı etmek — kovmak, dışarı atmak Sizin hepinizi kapı dışarı edecekler. Çünkü kaçak işçiye memlekette iş yok. M. İzgü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dediğinden (dışarı) çıkmak — sözünü dinlememek Dediğimden dışarı çıkarsa kendi bilir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sözüm meclisten dışarı — konuşma arasında çirkin bir söz kullanmak gerektiğinde o sözden orada bulunanların alınmamasını belirtmek için söylenen bir söz Gülseren, sözüm meclisten dışarı, uygunsuz bir çift yakalamış bekçi, dedi. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mart içeri, pire dışarı — tedirgin edici biri geldiğinde gitmeye kalkan kimseler için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dili bir karış dışarı çıkmak (veya sarkmak) — koşmaktan, yürümekten ve yorulmaktan çok susamak Koştu koştu da dili bir karış sarktı. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»